Bugun...


ŞAHAP KAVCIOĞLU

facebook-paylas
Küresel borçluluk ve Türkiye
Tarih: 22-10-2020 11:46:00 Güncelleme: 22-10-2020 11:49:00


 

 

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre Kovid-19 salgınının başladığı ilk çeyrekte küresel borçluluk 1,2 trilyon dolar artışla 258 trilyon dolar oldu. Küresel borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı ilk çeyrekte 10 baz puandan fazla artışla tarihi rekor olan %331 düzeyine ulaştı.

 

Yine Dünya Bankası, 2019 yılı Uluslararası Borç İstatistikleri raporunu yayımladı. Raporda, düşük ve orta gelirli 120 ülkenin toplam dış borcunun 2019 sonunda 8 trilyon 139 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığı belirtildi. Bir önceki yıla göre toplam dış borçtaki artış oran olarak %5,4, miktar olarak 420 milyar dolar oldu. 10 yıl önce toplam dış borç miktarı 3 trilyon 618 milyar dolar seviyesindeydi.

 

Dünya Bankası’ndan yapılan açıklamada, en az gelişmiş 73 ülkenin dış borç yükünün 2019 sonunda bir önceki yıla göre %9,5 artarak 744 milyar dolarla rekor seviyeye yükseldiği belirtiliyor.

 

Kovid-19’un etkisiyle ülkelerin Gayri Safi Yurt İçi Hasılaları 2020’de daha da düşeceğinden, Türkiye dahil pek çok ülkede borçluluk oranlarının daha da bozulduğunu göreceğiz. Ayrıca borçlanma maliyetleri de daha fazla artış gösterecek.

 

Türkiye, dış borcu 2019 yılından bu tarafa artmayan nadir gelişmekte olan ülkelerden biri. Hatta kısmen de azalmış durumda. 2019 yılında özel sektör borçları 268,7 milyar dolardan 253,5 milyar dolara inmiş durumda. Buna rağmen Dünya Bankası’nın raporunda yapılan değerlendirmede, %58 seviyesindeki Dış Borç/GSYH oranı ile düşük ve orta gelirli ülkeler içerisinde en borçlu ikinci ülke olduğumuzu görüyoruz.

 

Kovid-19 salgınının çoğu ülkeyi olumsuz bir şekilde etkilediği süreçte, hem bankaların hem de reel sektörün vadesi gelen dış borçları zorlanmadan ödediklerini görüyoruz. Bu dönemdeki sıkıntı, borçların vadesinin uzatılması durumunda veya zorlanılsa da ilave borçlanmada katlanılan yüksek maliyettir.

 

2019 yılında Türkiye’nin 434,1 milyar dolar olan toplam brüt dış borcu, 2020 yılının Ağustos ayı itibariyle 420 milyar dolara inmiştir. Diğer taraftan 2019 yılında 749 milyar dolar olan GSYH’nın, 2020 yılında 723 milyar dolar olması bekleniyor. İşte borç tutarındaki azalmaya rağmen yine de dış borç yükümüzün %58 olarak çıkma sebebi GSYH’nın dolar bazında gerilemesidir.

 

Bu durumu Türkiye’nin içinde bulunduğu beş kırılgan ülke Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Güney Afrika ile kıyasladığımızda, bu ülkeler içerisinde Dış Borç/GSYH oranı en yüksek ülke olduğumuz görülüyor. Aslında Dünya Bankası’nın değerlendirmede kullandığı ülkeler içerisinde, Dış Borç/GSYH oranı %65 olan Arjantin’den sonra en yüksek ülke olarak gözüküyoruz. Tabi bu değerlendirmede yüksek borçlu bazı ülkelerin mesela, Avrupa Birliği ülkelerinin olmadığını da belirtmek gerek. Doğru kıyas için Türkiye’nin 420 milyar dolar olan brüt dış borç tutarıyla, 570 milyar dolar borcu olan Brezilya ve 560 milyar dolar borcu olan Hindistan’dan sonra geldiğini de ek olarak belirtmek gerekir.

 

Sonuçta ifade etmek istediğim borç seviyesini bir tarafa bırakıp, tekraren milli gelirimizi istediğimiz seviye getirmemiz gerek. Zira ekonomik faaliyetler yürüdükçe, büyüdükçe ve geliştikçe her ülke ekonomisinin kaynak gereksinimi artar. Ülkeler kaynak ihtiyacını karşılamak için ilk olarak tasarruflarını yatırımlara dönüştürürler. Tasarrufun yetmediği durumda ise, üretimin ve gelişiminin durması beklenemez. Alternatif finansman kaynaklardan biri olan borçlanma devreye girer. Ve hatta tasarruf olsa dahi maliyet avantajı dolayısıyla borçlanma da tercih edilebilir. Burada da önemli olan yine optimal bir seviyeyi yakalamaktır.

 

Daha net ifade etmek için bazı ülkelerden örnek verecek olursak; Çin’in dış borcu 2 trilyon 114 milyar dolar fakat GSYH’ye oranı %15. Hindistan’ın dış borcu 560 milyar dolar fakat GSYH’ye oranı %20. Rusya’nın dış borcu 490 milyar dolar fakat GSYH’ye oranı %30.

 

Dolayısıyla borç konusu elbette önemli bir konu. Kovid-19 öncesinde küresel borç seviyesi de zaten riskli düzeye ulaşmıştı. Şimdi birde pandeminin etkisiyle ülkelerin büyümelerinde daralma yaşanması bu durumu daha sürdürülemez hale getirmektedir. Onun için tüm dünyanın borç konusunu daha geniş bir şekilde ele almasını zorunlu kılmaktadır.



Bu yazı 598 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
nöbetçi eczaneler
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI